screenshot  BURSA 2°C

Uludağ’da kaybolan çocuk bakın nasıl bulundu

Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ’da ailesiyle birlikte kayak yaparken aşırı sisten yönünü şaşıran 7 yaşındaki Demir Karameşe kayboldu. Jandarma Arama Kurtarma ekipleri, bulmak için seferber oldukları çocuğu, yaklaşık bir saat süren arama sonunda ağlama sesini duyarak buldu.Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ’da ailesiyle birlikte kayak yaparken aşırı sisten yönünü şaşıran 7 yaşındaki Demir Karameşe kayboldu. Jandarma Arama Kurtarma ekipleri, bulmak için seferber oldukları çocuğu, yaklaşık bir saat süren arama sonunda ağlama sesini duyarak buldu.

Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ’da ailesiyle birlikte kayak yaparken aşırı sisten yönünü şaşıran 7 yaşındaki Demir Karameşe kayboldu. Jandarma Arama Kurtarma ekipleri, bulmak için seferber oldukları çocuğu, yaklaşık bir saat süren arama sonunda ağlama sesini duyarak buldu.

Uludağ İkinci Oteller Bölgesi Mandra mevkisinde annesi Zeynep ve Babası Murat Karameşe ile birlikte kayak yapan Demir Karameşe aniden bastıran sis nedeniyle yönünü kaybetti. Çevrede arama yapan ailesi çocuklarına ulaşamayınca jandarmaya bilgi verdi. Jandarma Arama Kurtarma, 15 görevli ve 8 kar motoruyla birlikte görüş mesafesinin birkaç metreye düştüğü bölgede arama başlattı. Gürültüyü engellemek için bölgedeki telesiyejleri çalıştırmayan ekipler Demir Karameşe’nin kara saplanma ihtimali üzerine pistlerde kayak yapılmasını da bir süre durdurdu. Yaklaşık bir saat süre arama çalışmalarında ağlama sesini duyan jandarma ekipleri Demir Karameşe’yi kaybolduğu Mandıra Mevkisi’nin hemen yakınında bulunan kar kalınlığının 160 santime ulaştığı Tepe Bölgesi’nde buldu.

DONMAK ÜZEREYMİŞ

Hava sıcaklığının sıfır dereceye kadar düşmesi nedeniyle donmak üzere olduğu belirlenen çocuğa ilk sağlık müdahalesi Jandarma ekipleri tarafından olay yerinde yapıldı. Sıcak içecek ve çikolata verilen Demir Karameşe, 112 Sağlık istasyonuna götürülerek tedavi edildikten sonra ailesine teslim edildi. Çocuklarına kavuşan Zeynep ve Murat Karameşe çifti Jandarma ekiplerine teşekkür etti.

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Murat Aytun

    Merhaba,

    “Uludağ’da Kaybolan Çocuk Bakın Nasıl Bulundu” haberinizi okuduğumda açıkçası çok garip duygular içinde kaldım ve açıkçası Jandarmanın yaptığı açıklamalara çok üzüldüm. “Kahraman” Jandarmamızın Demir’i “biz bulduk” demesi maalesef fırsatçılıktan başka bir şey değil. İnsanlık görevimizi yerine getirmiş olmak bizim için yeterliydi ama haberlerde “Jandarma buldu” deyince dayanamadım. Demir’i nasıl bulduğumuzu anlatmak isterim.

    Öncelikle oğlum Atakan ile beraber 1 Şubat günkü kayak turumuzu kaydettiğimiz şu haritaya bakmanızı rica ederim: (Not: Egzersiz saati duraklamaları saymadığı için tam süreyi göstermez)

    http://hr.tc/1StqaIV

    Kayışlarımız sırasında birkaç kere Jandarma tarafından durdurulduk, mavi ceketli bir çocuğun kaybolduğunu söylediler, görüp görmediğimizi sordular. Uludağ’da 2. bölgede ilk defa kaydığımız için yolumuzu bulmak zor oluyordu. Hatta egzersiz saatine göre 01:05:53’te Demir’in Annesine şans eseri yolu sorduk, oğlunu kaybettiğini söyledi. 2. bölge otellerine dönüp minibüs ile 1. bölgeye geçmeye karar verdik. Mandıra Teleski (#11) ile yukarı çıkarken (egzersiz saatine göre 01:08:00’de) oğlum sisin içinde “Baba – Baba” diye bağıran bir çocuk duydu, çok dikkatli dinleyince ben de duydum. Yukarıya çıkınca teleski görevlisine durumu bildirdik, telefonunu aldık bulursak haber vereceğimizi söyledik. (01:10.02) Sonra otellere gitmek yerine sesin geldiği yere doğru gitmeye kara verdik. Pistten kayarken jandarma ile karşılaştık, sesin geldiği yeri tarif ettik (01:11.05). Bir süre daha kaydıktan sonra (01:13:22) birkaç saniyeliğine sis dağıldı ve pistin aşağısında bir karartı gördük. Tekrar sis geldi ve karartıyı gördüğümüz yere doğru dik yamaçtan aşağıya indik. Mavi ceketli çocuk oradaydı. “Demir” diye seslenmemize rağmen hiç cevap almadık. Yanına kadar indiğimizde çocuk hiç konuşamıyordu, ses çıkartamıyordu, (01:14:44) bizi görünce sessiz sessiz ağlamaya başladı. “Demir’i bulduk, buraya gelin” diye bağırmaya başladık. İlk gelen sanırım Demir’in kayak öğretmenlerinden biriydi. Çocuğu ve kayak aletlerini kar motosikletine koydu, teşekkür etti ve hızla uzaklaştı. Biz oğlumla beraber orada kalakaldık. Giden öğretmene Jandarmayı bize göndermesini ve yardım etmesini söylemiştik, gelen olmadı! O ilk defa bulunduğumuz vadiden o siste kayak takımlarımızı taşıyarak yukarı tırmanarak çıkmamız yaklaşık yarım saat sürdü ve oğlum da ben de çok zorlandık. Yokuşun tepesine vardığımızda uzun bir süre nefeslendik ve yolumuza devam ettik…

    İşte gerçekte olan bu. Jandarmaya çocuğun sesinin nerenden geldiğini açıkça tarif etmemize rağmen kar motosikletleriyle bile neden bizden önce bulamadılar? Herhalde dediklerimizi dikkate almadılar bile… Bizi orada bırakıp gitmeleri de tuzu biberi oldu. İnsan bir yardım eder…

    Haberlere “başka kayakçılar tarafından bulundu ve Jandarma tarafından ilk müdahale yapıldı” şekilde bir açıklama yapılsaydı bu yazıyı hiç yazmazdım. Küçük bir çocuğu kurtarmış olmak, bunu kendi oğlum sayesinde yapabilmiş olmak çok güzel bir duygu. :)

    Murat Aytun

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir