screenshot  BURSA 2°C
728×90 Reklam
728×90 Reklam
728×90 Reklam
728×90 Reklam

Bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün mü?

Bebeklerin cinsiyetinin hamile olmadan önce belirlenmesi ve ona göre olması istenilen cinsiyette bebeklerin dünyaya getirilmesi, doğada kurulu olan bazı hassas dengelerin bozulmasına sebep olur.

Bebeklerin cinsiyetinin hamile olmadan önce belirlenmesi ve ona göre olması istenilen cinsiyette bebeklerin dünyaya getirilmesi, doğada kurulu olan bazı hassas dengelerin bozulmasına sebep olur.

1) Bebeğin cinsiyeti önceden belirlenebilir mi?
Hamile olmadan önce uygulanan çeşitli metotlar ve teknikler ile bebeğin cinsiyetinin belirlenmesi, eski tarihlerden günümüze kadar hep dikkatleri üzerine çeken bir konu haline gelmiştir. Bu sebepten dolayı da, her toplumda bu konu ile alakalı olarak türetilmiş, toplum içerisinde anlatılan çeşitli yöntemler bulunur. Ancak gerçek şu ki bu anlatılan tavsiyelerin hiçbirisinin bebeğin cinsiyetini belirleme konusunda etki sağladığı ile alakalı herhangi bir kanıt yoktur. Örneğin ilişkiye girilecek günler ile alakalı veya anne ile babanın beslenme alışkanlığı ile alakalı, ilişki şekli ile alakalı birçok yöntemin, bebeğin cinsiyetini belirleyebileceğine dair bir inanışa kapılır. Toplum içerisinde dilden dile gezen ve inanılan bu yöntemlerin hepsi tamamen söylentidir.

Aynı zamanda bu anlatılanlar ve birazdan ifade edilecek olan metotların, bebeğin cinsiyeti seçimini gerçekleştirebilmek için kullanılmasının etik açısından da sakıncaları bulunur.

Bebeklerin cinsiyetinin hamile olmadan önce belirlenmesi ve ona göre olması istenilen cinsiyette bebeklerin dünyaya getirilmesi, doğada kurulu olan bazı hassas dengelerin bozulmasına sebep olur. Zaten çiftlerin büyük bir kısmının da düşüncesi en doğru şekilde “önemli olan bebeğin sağlıklı olması” şeklindedir. Normalde dünyaya gelen erkek ve kız bebeklerin sayısına bakıldığı zaman, neredeyse birbirine eşit oranlardadır.

2) Bebeğin cinsiyeti nasıl belirlenir?
Bir erkek üreme hücresi (sperm) ile bir kadın yumurtasının buluşarak birleşmesi neticesinde hamilelik oluşur. Kadında bulunan yumurta hücresi sadece X kromozomu içerir ve Y kromozomu kesinlikle kadında bulunmaz. Erkeğin spermlerinden bazıları içerisinde X kromozomu, bazıları ise Y kromozomu barındırır. İçerisinde X kromozomu bulunan bir sperm kadının yumurtasını döllerse, o zaman 2 tane X kromozomu yan yana gelir (XX) ve rahimde bulunan bebek kız olur. Ancak Y kromozomu içeren bir sperm kadının yumurta hücresini döllerse, o zaman da X ve Y kromozomları yan yana gelmiş olur (XY) ve doğacak olan bebek erkek olur. Kısacası doğacak olanbebeğin cinsiyetinin belirlenmesinde kadının değil, erkeğin rolü vardır.

3) Bebeğin cinsiyetini belirleyen tıbbi yöntemler nelerdir?
Bugünün şartlarında bebeğin cinsiyetini belirleyebilmek için kullanılabilen en gelişmiş ve kesin tanı yöntemi, PGD (prekonsepsiyonel genetik tanı – PGT) yöntemidir. Bu yöntem ile beraber, tüp bebek işlemlerinin uygulanması sırasında döllenmesi sağlanan embriyodan bir hücre alınarak inceleme altına alınır. Bu inceleme sonucunda hem bebeğin cinsiyeti öğrenilir, hem de kromozomal hastalıkların araştırılması gerçekleştirilir. Hücrenin beklenilen cinsiyette olması halinde, embriyo anne rahmine yerleştirilir. Türkiye’ de bu yöntem, bebeğin cinsiyetinin belirlenmesi için kullanılamaz. Sadece genetik hastalıkların taranması amacı ile kullanılmaktadır. Birçok ülkede etik ve tıbbi sakıncaların bulunması sebebi ile cinsiyet belirlemek için uygulanması yasaklanmıştır. Bu yöntem ile beraber, cinsiyet %100 doğruluk payı ile yani kesin tanı ile belirlenebilmektedir.

4) Anne ve babanın beslenmesi ile alakalı yöntemler nelerdir?
Bütün dünyada bu konu ile alakalı çeşitli yazılar ve öneriler cirit atmaktadır. Ancak bu yöntem ve önerilerin hiç birinin kesinlik payı bulunmaz.

4.1 Shettles Medotu
Landrum Sheetles isimli doktor tarafında geliştirilmiş olan bu metod, Y kromozomunun X kromozomuna göre daha hızlı olması ve daha az yaşaması ile alakalı bir vurguyu savunmaktadır. Bu düşünceye göre, kadının yumurtlama esnasında yakın dönemde (yumurtlamadan kısa süre önce veya sonra) cinsel ilişkiye girerse, bebeğin erkek olma olasılığının yüksek olacağını vurgular. Tersine yumurtlama anından 2 ile 4 gün önce cinsel ilişkiye girilirse, o zaman da doğacak olan bebeğin kız olma olasılığının artacağını ifade eder. Yumurtlama anını ise, vücut ısısını her gün ölçerek veya servikal mukus değişiklikleri incelenerek veya bazı idrar testleri ile tespit edebilmek gerekir. Bu yöntemin de cinsiyet belirlemede ne kadar başarılı olduğunun tartışması gerekir.

4.2. Whelan Yöntemi
Shettles prensibinin tersini savunan bir yöntemdir. Elizabeth Whelan bu yöntemi tarif etmiştir. Erkek bebek için yumurtlamadan 4 veya 6 gün önce cinsel ilişkiye girilmesini savunurken, kız bebek için yumurtlamadan 2 veya 3 gün önce cinsel ilişkiye girmek gerektiğini masaya koyar. Shettles yöntemi ile kıyaslandığında birbirine zıt düşen bu yöntemin de etkisi tartışmalıdır.

4.3 Microsort Yöntemi
Bu yöntem de Ericsson yönemi ile ( Bkz. 4.6.) aynı mantığa sahiptir. Ancak spermlerin X ve Y şeklinde gruplar içerisinde incelenmesi için, daha farklı bir yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemde flow sitometri ve FISH yöntemleri kullanılmaktadır. Bu yöntem ile sağlanmış olan spermler IUI (aşılama) veya tüp bebek teknikleri ile rahim içerisine yerleştirilir. Bu yöntemin, yaklaşık olarak %70 ile %80 arasında başarı oranları olduğu da ifade edilir.

4.4 Çin takvimi yöntemi
Bu yöntem ile beraber, kadının belirli yaşlarda ve belirli aylarda cinsel ilişkiye girmesi sayesinde, bebeğin cinsiyetinin ne olacağının belirlenmesi hedeflenmiştir. Ancak bu yöntemin de bilimsel bir geçerliliği ve ispatı yoktur. Bu sebepten dolayı da, bu yöntem ile alakalı detaylar anlatılmamıştır. Bu tür yöntemlerin çok bir etkisi bulunmaz.

4.5 BabyChoice Yöntemi (Selnas Yöntemi)
Bu yöntem kadın yumurta hücresinin yüzeyinin bazı dönemlerde değişik kutuplaşmaya uğraması mantığına dayanır. Kısacası, yumurta hücresi X ve Y kromozomu içerikli olan spermleri bazı dönemlerde çekerken bazı dönemlerde ise itmektedir.

İşte bu dönemleri belirleyen bir takvimi ortaya çıkararak,hangi cinsiyette bebek isteniyor ise o dönemde cinsel ilişkiye girilmesi sağlanır. Anne veya babaya veya spermler ile yumurta hücresine herhangi bir müdahale, ayrıştırma v.b yapılmaz. Anne ve baba adayları, sadece kendileri için oluşturulmuş olan takvime göre cinsel ilişkiye girerler. Bu takvimi oluşturmak için isviçrede bulunan laboratuvarlarına çiftlerin bazı bilgileri ve tahlil için kan yollamaları gerekir. Daha sonra çiftlere kendilerine ait takvimleri gönderilir. 1997 yılından beri uyguladıkları bu yöntem ile cinsiyet belirleme konusunda neredeyse %90 oranında başarı sağladıklarını ifade ediyorlar.

4.6 Ericsson Albumin Yöntemi
Dr. Ericsson tarafından tarif edilen yöntemde erkekten tedarik edilen spermler X ve Y kromozomu içerenler şeklinde 2 ye bölünmek için çalışır. Ancak bu ayırma işlemi zor olduğu için de %100 oranında kesin bir ayırma işlemi sağlanamaz. Doğal olarak da elde edilecek olan başarı oranının da % 100 olması beklenemez. Çiftler erkek bebek istiyor ise, Y kromozomu içeren bölgede bulunan spermler ile IUI (aşılama) yöntemi ile gebelik denenmektedir. Kız bebek isteniyorsa X kromozomu içeren bölgede bulunan spermlere aşılama denenmektedir. Bu yöntemin uygulanması etik ve yasal açıdan sakıncalı bulunsa da %70 ile %80 oranında başarılı olduğu bildirilmektedir ve bilimsel açıdan da tartışmalıdır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir